Cinsiyetsiz Tuvalet Eleştirisi

Herkese merhabalar.


Son zamanların en popüler, en seviyesiz, en pis tartışma konusu ve gündemlerinden biridir cinsiyetsiz tuvalet. ODTÜ"lü 400 öğrencinin imza toplamak suretiyle tuvaletleri cinsiyetsizleştirmek istemesi, gündemimizin bir numaralı yerine oturmayı başardı malesef. Evet malesef diyorum. Çünkü böyle seviyesiz bir olayı gündeme dahi getirmek istemiyordum. Hatta böyle bir yayını paylaşmak dahi istemiyorum. Fakat bu olay gündemimizi çok meşgul etse de böylesine rezalet, basit, at gözlüklü ve kıt bir düşünce yapısına sahip isteğe karşı, toplumdan beklediğim kadar tepki gelmedi malesef.


Tuvalet ayrimi, kadin erkek tuvalet



Orta Doğu Teknik Üniversitesi bu basına sızan duruma binanen, gelişen olayların üniversitenin bir politikası olmadığı, tuvaletlerin cinsiyetsizleştirilmediği, basında yer alan cinsiyetsiz logolu tuvalet amlemlerinin ise öğrencilerin kendilerinin yapıştırdığını açıkladı. Bu açıklama ile daralan yüreğimiz biraz ferahlasa da, içimizdeki yangını kurutmaya yetmedi malesef.


Ülkemizde 6 milyonu geçgin üniversite öğrencisinin var olduğunu düşünürsek, elbette ki bu 400 küsür öğrenci ne Orta Doğu Teknik Üniversitesini, ne de tüm üniversite öğrencilerini temsil ediyor bunun farkındayız. Benim tepkim ise sadece bu 400 küsür öğrenciyedir. Nasıl bir düşünce yapısı ile hareket ettiler, amaçları neydi? Bunları kuşkusuz bilmiyoruz ama, bildiğimiz ve aşikar olan durum şu ki "sergiledikleri oyun hiç de komik değildi."


Üniversite hayatını yıllar önce bitirmiş biri olarak; ben bile şuan ki üniversite sorunlarını biliyor, görüyor ve okuyorken, çevremde fırsat bulduğumda veya konusu açıldığında sorunlarla ilgili tartışıyor çözüm yollarını arıyorken, bizzat eğitim yuvası içinde olan öğrencilerimize ne oluyorda hayata keneften bakmayı tercih ediyolar. Ne oluyorda eğitime, bilime ayırmaları gereken zihinlerini boş beleş işlerle dolduruyorlar. Tuvaletleri cinsiyetsizleştirerek hangi özgürlükle bahtiyar olacaklarını zannediyorlar. Yazık çok yazık! Ülkem için ülkemin gençliği ve yarınları için üzüldüm doğrusu.


Diyorum ki, bu 400 öğrencili küçük zümreye mensup olanlardan birini çekip karşımıza oturtursak ve desek ki, yaptıklarından mutlu musun yada savunduğun ahlak dışı isteğinle gurur duyuyor musun? Diye sorsak ve eklesek. Desek ki kendi ailenin tümüyle aynı anda tuvalette ihtiyaç gidermekten mutlu olur musun? Diye sorsak bize ne cevap verir. Kör bir ideoloji ile savunduğu saçmalığın arkasında mı durur.? Yoksa ailesinin de eninde sonunda bu ahlaksız düşünceye dahil olacağını fark ederek, yaptığı yanlışı görür ve pişman olur mu?

Ne oluyor bize? Nereye doğru son sürat koşuyoruz?

Biz kimiz? Savunduğumuz bizi biz yapan değerler nelerdir?

Unuttuk mu olanları? Yoksa unutturdular mı?

Nereye varır bu işin sonu?

Kim kazana kim kaybede.


Şimdi siz değerli blog yazarları sizden isteğim, bu ahlaksız fikir akımına karşı sizde tepkinizi koyun. Bu yayını paylaşın demiyorum sakın yanlış anlamayın. Sizde bloğunuzda yada Google profilinizde bu cinsiyetsiz tuvalet fikir akımına karşı tepkinizi koyabilirsiniz. Bloğumda trafik kaybederim diye korkmayın. Zira bloğumuz bizim şahsiyetimizin yazıya dökülmüş halidir. Eğer şahsiyetimiz yoksa paylaştığımız yazınında beş para edecek kadar değeri yoktur.  
Günümüz Türkiye’sinde herkes fikirlerini açıkça beyan edebilir bunda bir behis yok. Zaten onlarda öyle yaptılar fikirlerini açık ettiler. İşte bizimde yapmamız gereken karşı fikirle tepkimizi oluşturmaktır.

Öncelikle sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bloğumu böyle bir konuya açmak istemezdim. Ama çok kızdım ve toplumdan beklediğim yeterli düzeyde tepkiyi göremeyince bu işe kalkıştım. O yüzdendir ki bu yayını paylaştım.

Herkese Sevgiler, Saygılar, Selamlar




Yorumlar

  1. İnan bu olayı yazın sayesinde öğrendim.Ve ODTÜ deyince de şaşırdım.Bence yazman benim gibi konudan bihaberler için gündem bilgilendirici bir paylaşım olmuş..

    YanıtlaSil
  2. Ne oluyor bize? Nereye doğru son sürat koşuyoruz?
    Biz kimiz? Savunduğumuz bizi biz yapan değerler nelerdir?

    Bu sorularına oğlum, biz kimliklerimizi atalete, duyarsızlığa , böyle tuhaf uygulamaların eğlenceli olacağı düşüncesine, ciddiyet diye bir şeyi unutup, ar haya ne demektir terketmeye doğru yol aldık. Ve hiçbir etik değeri kale almayıp, aklımıza bile getirmeyen bir güruh olduk.. Seslerimiz çıksa da yabancı ve saçma bir fikir gibi bakılabilir. Ben bu yayınını bloğumdan paylaşacağım. Zaten bir yerde ciddi bir şekilde blog tutuyorsak zaman zaman ellerimizden de tutacağız. Toplum uyuyor, uyandırmak gerekiyor. Dışı aldatıcı ama içi kurtlar bürümüş ve yakında istilasına uğrayacağız kuşkusuyla yaşar olduk. Gençlerimizden beklemezdim. Zira bazı arkadaşlar onların gayet bilinçli oldukları hakkında hemfikir. Bu gün bu, yarın başka bir saçmalık. Yeter artık. Herkes aklını başına almalı. Duyarlılığınız için teşekkürler. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olan biten bu yanlış olaylara karşı sessiz kalmamanız sevindirici. Ayrıca yazımı paylaşmanız ise ayrı bir incelik çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  3. Gecen bayram alisverisinde esim defactodan pantolon denerken bende giristeki banka oturup bekledim. Bu sırada baska bayanlar eslerinin giydiklerini görmek icin yanlarina gidince diger erkekler rahatsiz olmuslar. Bizim yerimizi isgal ediyor bayanlar diye. Görevlide beni özellikle tebrik etti. Esiniz ne kadar güzl burda oturmus bekliyor diye. Demem o ki ne kadar ahlaksizlasmaya baslamisiz. Ben oraya girmeyi birak yanindan bile gecmeye bakmaya utanirken kapali,tabiri caizse dinine düskn ablalarim erkeklerin arasinda kol geziyor. Bu ögrenciler birlesip giyinme odalarinida tek tip isterlerse sasirmam. Tamamen batililasmaya özentilik bunlar. Ama özeneyim derken ahlaklarini kaybediyorlar farkinda degiller. Her türlü ahlaksiz düsnceye karsiyim kardesim. Seve seve de paylasicam yayinini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahlaksızlığın kıyafetle bir bağlantısı kalmadı. Artık ben sadece düşünceye bakıyorum. Allah kimseyi saptırmasın. Bana destek olduğunuz için vede yazımı paylaşma inceliğini gösyerdiğiniz için teşekkür ediyorum.

      Sil
  4. Böyle bir rezaleti sizden duyuyorum Ece Abla. Ankara'da yaşamama ve ablam ODTÜ'lü olmasına rağmen nasıl olmuş da duymamışım.. Geçenlerde eşim bir avm'de erkekler için bebek bakım odası görmüş. Bana anlatınca nasıl hoşuma gitti. Sonuçta bebek bakım odalarını sadece anneler kullandığı için erkekler giremiyor. Böyle bir düzenleme ne güzel olmuş dedim.
    Valla 400 kişiye diyecek bir şey bulamadım Ece Ablacım. Allah akıl fikir versin, ıslah etsin ne diyim/

    YanıtlaSil
  5. ODTÜ gibi köklü bir üniversitede böyle olayların olması çok üzücü ve saçma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok yanlış şeyler oluyor. Geleceğimiz olan öğrencilerimizinde bu yanlışa alet olmaları, çanak tutmaları ise ayrı bir yanlıştır. Eğitim yuvası, eğitim dışında saçma sapan yapay gündemlerle insanlara sunulmamalı.

      Sil
  6. Nesli kızım. Yazı Ferhat Uğur BAYRİ arkadaşımızın. Ben bloğumda da fazla kişi görsün bilgimiz olsun diye paylaştım. Her şeyin bir adabı var. Hele ki günümüzde yaşanan sapıklıkla ilgili acı durumlardan sonra önlem almak dururken, bu saçmalıklar da hangi zihniyetin defolu ürünü anlamak mümkün değil. Bunu medeniyet olarak değil, ahlak düşüklüğü olarak değerlendiriz ancak. Yorum için teşekkürler kızım :)

    YanıtlaSil
  7. Hocam kaleminize sağlık. Çok güzel bir yazı olmuş. İnsan kalbinde ne taşıyorsa dünyaya bakınca da onu görürmüş. Ee hayata keneften bakmayı tercih edenler için kenef önemli neticede..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum. Ben böyle durumlar karşısında çok üzülüyorum. Bu yazıyı yazma amacımda üzüntümü tepkiye dönüştürmekti. Tertemiz gençlerimizi saptırmaya çalışıyorlar. Malesef ki başarıya da ulaşıyorlar. Yüreği tertemiz analarımız, babalarımız bizi böyle gayr-ı ahlaki durumlara alet olun diye yetiştirmedi.

      Sil
  8. Ben de tv izlemeyenlerden olduğum için duymadım haberi. Biraz önce Ece Evren' in bloğunda tıkladım buraya ulaştım. Bir ODTÜ kalitesi vardı (diye bilirim) demek o da sona erdi... ne diyeyim tüm değerlerimizin ruhuna fatiha!
    Teşekkürler paylaşımınız için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oddu kalitesi hala var bence. Bu bahse konulu 400 öğrenci koca üniversitenin adını kirletemez. Değerlerimize sahip çıkmalıyız onlar olmazsa biz biz olmaktan çıkarız. Yorumlarınız için teşekkürler.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  9. çok doğru bir yazı olmuş. içimden geçenleri bloga dökmüşsünüz, teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esas ben teşekkür ediyorum beni yanlız bırakmadığınız için .

      Sil
  10. Bir kez daha anlaşılıyor ki üniversiteler insan yetiştirmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yetiştirmeyi 20 yaşına kadar es geçip, bütün işi üniversiteye bırakmak büyük ahmaklık. Ailede terbiyesini, ahlaki gelişimini tamamlamayan çocuk büyüyünce böyle zillete düşmesi gayet normal.

      Sil
  11. Yazınıza baştan sona kadar katılıyorum.. Bu dünya ya bir çocuk getirmekten korkuyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korkmakta haklısınız bende korkuyorum benimde 2 yaşında bir oğlum var. Ama kötü örneklerden olumsuz etkilenmemeliyiz. Biz çocuğumuzu iyi yetiştirmeye muktediriz. Zira çocuk sahibi olmak dünyanın en güzel duygusudur. Oğlumu doğumdan sonra kucağıma aldığımda hüngür hüngür ağlamıştım.

      Sil
  12. Kesinlikle katılıyoruz. Ahlaksız, iğrenç ve tiksinç bir durumdur bu, Allah ıslah etsin diyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok üzülüyorum böyle tertemiz gençlerimiz nasıl bu hale geldi.

      Sil

Yorum Gönder

Yorum yaparak değerli fikirlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.
Yapacağınız yorumun yazı ile alakalı olmasına itina gösteriniz.
Farklı konular için iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.
Teşekkürler.

Bizi Takip Edin

İzleyiciler

ÜYELER